Beyrut Limanı’ndaki patlamanın yıldönümü: ‘Hayatımın sonuna kadar oğlum için adalet arayacağım’

Ağustos 2020’de Beyrut Limanı’nda 200’den fazla kişinin ölümüne yol açan ve binlercesinin hayatını yerle bir eden patlama yaşandı. Soruşturma durdurulurken, üç yıl sonra pek çok kişinin yarası hala kapanmadı. BBC’den Carine Torbey, patlamadan etkilenen dört kişinin yakınlarıyla görüştü.

Patlamanın olduğu 4 Ağustos 2020’den beri 1095 gün geçti. 46 yaşındaki Lara Hayek 1095 gündür komada.

Limanda belirlenemeyen miktarda amonyum nitrat patlayıp, 200’den fazla kişinin ölümüne, binlercesinin yaralanmasına ve başkentin bazı bölgelerinde büyük yıkıma neden olduğunda, evdeydi.

Bu, şimdiye kadarki nükleer olmayan en büyük patlamalardan biriydi.

Lara hastaneye kaldırıldı ancak patlama nedeniyle beyninde oluşan hasar, bilincini kaybetmesine sebep oldu. Hala aynı durumda.

Lara’nın erkek kardeşi Elias, “Herkes hayatına devam ediyormuş gibi hissetmek bizi rahatsız ediyor” diyor.

Annesi Lara’nın yanında, hastanede gecelerini geçirdi. Hala kızının bir gün iyileşeceğini umuyor.

Elias, “Bizi sadece inanç ve umut ayakta tutuyor” diyor.

Lara’nın durumu maddi olarak da aileyi zorluyor. Devlet hastane masraflarını karşılamıyor.

Nedenini sorduğumda Elias, “Hangi devletten bahsediyorsunuz?” diyor.

Patlamadan zarar gören aileler, en başından beri terk edilmiş hissediyor.

Bu, acılarını derinleştiriyor.

‘Adalet aramaya devam edeceğim’

Yusra Al Amin, kolyesinde taşıdığı en küçük oğlu İbrahim’in fotoğrafını asla bırakmıyor. Oğlu, patlama sırasında limanda çalışıyordu.

Bedeni patlamadan dört gün sonra enkazdan çıkarıldı.

Annesi her sabah mezarını ziyaret ediyor. Bazen günde iki kez gidiyor. Acısı ve kızgınlığı hala taze.

Genellikle her ayın 4’ünde, hayatını kaybeden ya da yaralananların ailelerinin yaptığı toplantıya katılıyor.

Engellere rağmen hala adaletin yerini bulmasını umuyor.

Liman patlamasıyla ilgili soruşturma, yüksek rütbeli yetkililerin soruşturma hakimi tarafından sorgulanmak üzere çağrılmasından bu yana tamamen durdu.

Eski milletvekili ve bakanlar, güvenlik güçlerinin müdürleri ve hatta eski başbakan hakim karşısına çıkmayı reddetti.

Davalara bakıp hakimin soruşturmayı tamamlayıp tamamlamayacağına karar vermesi gereken en üst mahkeme işini yapamadı çünkü yeterli üye sayısı sağlanamadı.

Zorluklar devam ediyor. Ülkedeki çoğu kişi soruşturmanın ne aşamada olduğunu takip edemiyor.

Bilinen tek şey tamamen durduğu. Pek çok kişi çoktan rafa kaldırıldığını düşünüyor.

Ancak yakınları zarar görenler pes etmeyi reddediyor.

Yusra, “Bazıları gülebilir ama hiçbir şey sonsuza kadar sürmez” diyor politikacılara ve ekliyor:

“Hayatımın sonuna kadar oğlum için adalet aramaya devam edeceğim. Bizi asla usandıramazlar”.

Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi gruplar, Beyrut patlamasıyla ilgili soruşturmayı, “alenen siyasi müdahale” ve “yargı maskaralığı” suçlamasıyla eleştiriyorlar.

Geçtiğimiz Ocak ayında yaptıkları açıklamada, yaşanan felaket için uluslararası bir bilgi toplama misyonu kurulması çağrısında bulundular.

Acıyla yaşam

“Bir suçlu kendi hakimi olamaz” diyor patlamada 3 yaşındaki kızı Alexandra’yı kaybeden Tracey Najjar.

Alexandra’nın saçını kolyesinde taşıyor.

Ardından bir oğlu oldu. Ama acısı hafiflemedi.

“Zaman geçtikçe onu daha çok özlüyoruz ve yokluğunu hissediyoruz. Sadece o değil. Adaletsizlikten dolayı içimizdeki öfke şiddetleniyor. Ancak daha güçlüyüz.”

Biliyor ki Lübnan’da adalet yolculuğu uzun sürüyor. Ancak gerçeği bilmek yalnızca kızı ve diğerlerinin değil, tüm Lübnanlıların hakkı.

Tracey 4 Ağustos 2020’den sonra ülkeyi terk etmeyi düşündü ancak kocasıyla burada kalarak savaşmaya karar verdiler.

Şimdi bu kararlarını sorguluyorlar:

“Alexandra’nın kardeşi Axel varken işler biraz daha karışık hale geliyor çünkü suçlu hala orada. 4 Ağustos’tan beri hiçbir şey değişmedi. Bunun tekrar olmayacağını kim garanti edebilir?”

‘Kocam öldürüldü’

Üç yıl geçti, aileler yorulmak bilmeden adalet ve yanıt arıyor.

Tania Alam 20 senelik kocası Fredy’yi patlamada kaybetti ve ölümünün bir suç olduğu konusunda kararlı:

“O öldürüldü. Doğru kelime bu.”

Uluslararası bir komisyon kurulması için çağrı yapıyor.

Bunun Lübnan soruşturmasının yerini almaması, kurban ve yakınlarına objektif kanıt sağlayacak paralel bir inceleme yürütülmesi konusunda ısrarcı.

Bu süreçte kederiyle baş başa:

“Zaman acımı derinleştirdi. Tabii ki acıyla baş etmeyi öğrendim. Ama bu acıyı bedenimde hissediyorum. Her zamankinden daha çok canım yanıyor.”

Beyrut patlamasının sonuçları neler?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir