Dünyanın En Zorlu Havalimanı: Paro, Sadece 50 Pilota Açık

Himalaya Dağları’nın etkileyici manzarasıyla çevrili Paro Havalimanı, 5.486 metre yüksekliğindeki zirvelerin arasında yer alan, dünyanın en zorlu havalimanlarından biri olarak biliniyor. Bu havalimanında iniş yapacak pilotlar, kısa bir pist öncesinde dağ yamaçları arasında keskin manevralar yapmak ve yerleşim alanlarındaki binaların yanından geçmek zorunda kalıyor. Uçuşların yüksek risk içermesi nedeniyle, Paro’ya iniş prosedürleri yalnızca deneyimli birinci kaptanlar tarafından gerçekleştirilebiliyor; yardımcı pilotların iniş sırasında kontrolü devralmalarına izin verilmiyor.

**1500 Saat Uçuş ve Dağ Deneyimi Zorunluluğu**
Paro Havalimanı’nda iniş yetkisi almak isteyen pilotların karşılaması gereken sıkı teknik ve yasal standartlar bulunuyor. Bhutan sivil havacılık otoritelerinin talimatlarına göre, bir pilotun bu havalimanına iniş yapabilmesi için en az 1500 saatlik uçuş tecrübesine sahip olması ve en az 500 saat dağ uçuşu deneyimi bulunması gerekiyor. Ayrıca, aday pilotlar, çok aşamalı özel simülatör eğitimlerini tamamlamak ve kıdemli bir eğitmen kaptan eşliğinde bölgeye en az 30 gözlem inişi gerçekleştirmek zorundalar.

**Gece Uçuşları Yasak: Değişken Yan Rüzgarlar Tehlike Saçıyor**
Paro Havalimanı’ndaki uçuş güvenliğini tehdit eden başlıca meteorolojik olaylar arasında, coğrafi yapıdan kaynaklanan ani yön değiştiren güçlü yan rüzgarları yer alıyor. Görüş mesafesini ve uçuş dengesini anlık olarak etkileyen bu rüzgarlar nedeniyle, havalimanında gece uçuşları yasaklanmış durumda. Hava trafiği yalnızca gündüz saatlerinde ve iyi hava koşullarında yapılırken, ani hava değişikliklerinde uçuş operasyonları tamamen durduruluyor.

Dünyanın en tehlikeli havalimanı olarak adlandırılmasına rağmen, Paro Havalimanı’nın havacılık tarihinde sıfır ölümcül kaza kaydı bulunması dikkat çekiyor. Kaptan Pilot Chimi Dorji, havalimanını bir meydan okuma olarak tanımlarken, uçuşların güvenlik dışı bir risk olmadığında gerçekleştirildiğini, bu süreçte ileri düzey navigasyon becerileri ve özel eğitim gerekliliğini vurguluyor.

Author: Ahmet Yılmaz